Obezite Cerrahisi

Obezite; sanayileşmesi büyük bir hızla devam eden tüm büyük devletlerde önemli bir halk sağlığı sorunudur ve mutlaka tedavi edilmelidir. Halk Sağlığı Merkezi verilerine bakacak olursak; Türkiye'de her 100 kişiden 30'u obezdir. Bu yazının devamında obeziteye genel bir bakış ve obezite tedavisi ile alakalı bilgileri size aktarmaya çalıştık.

Obezite (şişmanlık) Nedir? Neden Tedavi Edilmelidir?

Obezite; bütün dünyada ve ülkemizde gün geçtikçe artan bir sağlık sorunudur. Dünya Sağlık Örgütü’nün “vücutta sağlığı kötü yönde etkileyecek düzeyde yağ birikimi” olarak tanımladığı obezite, alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması nedeniyle, vücudun enerji dengesinin bozulması ve vücut ağırlığının sağlığı bozacak boyutta artmasıdır. Erişkin kadınlarda vücuttaki yağ oranının %30’dan, erişkin erkeklerde ise % 25’ten fazla olması obezite olarak kabul edilir. Obezite, başlı başına bir sorun olmanın ötesinde; kalp ve tansiyon hastalıklarına, şeker hastalığına, böbrek hastalıklarına, solunum sistemi hastalıklarına, eklem hastalıklarına ve ani gelişen felçlere yol açan önemli risk faktörü olduğu için mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Obezite, kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen ve ölüm riskini artıran kronik bir hastalıktır.

obezite sorunu

Türkiye'de Obezite Görülme Sıklığı

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 2.3 milyar kişi fazla kilolu ve 700 milyon kişi obezdir. Aynı verilere göre, fazla kiloluluk ve obezite Avrupa’daki yetişkinlerde diyabetin %80’inden, kalp hastalıklarının %35’inden ve hipertansiyonun %55’inden sorumludur. Her yıl 1 milyondan fazla kişinin ölümüne neden olur. Günümüzde Avrupa’da en az 150 milyon yetişkinin obez olduğu bilinmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, ülkemizdeki obezite oranı 2008 yılında %15.2 civarında iken 2014 yılında bu oran dramatik şekilde yükselerek %19.9’a ulaşmıştır. 6 yılda obezite oranındaki artış, kadınlarda %32.3, erkeklerde ise %24 olmuştur. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkemizdeki her 3 kadından ve her 5 erkekten biri, mutlaka tedavi edilmesi gereken obezite hastalığına sahiptir. Ne yazık ki, obezite oranları sıralamasında Türkiye; ABD ve İzlanda’nın ardından dünyada 3. sırada yer almaktadır. Türkiye'nin obezite haritası şu şekildedir;

Türkiye'nin Obezite Haritası

Obezite Tedavi Yöntemleri

Obezite, vücuttaki birçok organı etkileyen bir hastalıktır. Bu yüzden tedavisinin de “multidisipliner” yani birden çok branşın birlikte uyum içerisinde çalıştığı bir yaklaşımla planlanıp yapılması gerekir. Genellikle obezite ameliyatı olabilmek için kişinin belirlenen kiloya ulaşması beklenir. Bu yüzden hem kişiyi motive edebilmek hem de ameliyatın risklerini azaltabilmek için obez kişinin zayıflama programına katılımı beklenir. Bu süreçte kişi hem kilolarından kurtulur hem de zayıflamak için vereceği mücadele için motivasyon kazanır. Bu şekilde zayıflayabilen kişilerin ameliyatları cerrah tarafından onaylanır ve hiçbir aykırı durum olmaması sonucunda ameliyatı yapılıır. Öncelikle obezite tedavisinin öncesinde yapılması gerekenleri aktaralım; obez bireylerde vücudun aşırı yağlanması ve organlara yük binmesi sebebiyle birçok değerde standart dışılık gözlenir. Dolayısıyla kişi ameliyat olmaya karar vermeden önce bu değerlerin normale çekilmesi, iç organların üzerindeki yükün azaltılması gerekir. Bu bağlamda zayıflama kliniği ile yapılacak ortak çalışma ve tıbbi diyet ile birlikte kişi sağlıklı bir şekilde vücuttan kilolarının bir kısmını atar. Bu süreçte kişinin öz motivasyonu yüksek olmak zorundadır.

obezite tedavisi ve diyet programları

Genel olarak hastalığının tedavisinde şu yöntemler kullanılmaktadır:

  • Yukarıda bahsettiğimiz diyet programları,
  • İlaç tedavisi,
  • Endoskopik tedaviler,
  • Mide balonu,
  • Obezite cerrahisi (kapalı obezite ameliyatı)

Obezite ve COVID-19

Amerika'da bazı akademik çalışmalar, 60 yaş altı obez kişilerin koronavirüs nedeniyle hastanede yatma olasılığının, obez olmayan kişilere oranla iki kat fazla olduğunu göstermiştir. Ayrıca obezite bazı diğer hastalıkları da tetiklediği için; 178 hasta üzerinde yapılan araştırmaya göre hastanede yatması gereken kişilerin %48,3'ünde obezite bulgularına rastlanmış. 1 

Ayrıca obez kişilerin koronavirüs dışında da başka hastalıklara karşı savunmasız olduğunu belirtmekte de fayda var. Bu riskleri de şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Metabolik problemler
  • Tip 2 diyabet
  • Hipertansiyon
  • Dislipidemi
  • Kalp hastalıkları
  • Kireçlenme
  • İnme
  • Depresyon
  • Karaciğer yağlanması
  • Ölü doğum yapma riski
  • Reflü
  • Bazı kanserler
  • Astım

Obezite üzerine yapılan sayısız araştırmalardan bir diğeri de gösteriyor ki kişi ne kadar süre obez olarak hayatını sürdürürse, tip 2 diyabet olma riski de o kadar artıyor. Ayrıca bu süreye bağlı olarak diyabetin şiddeti de aynı oranda artıyor. Bu sebepler göz önüne alındığında, obez bireylerin tedavi olmaları, vücutlarına hak ettiği yükü vererek iyi bakmaları çok önemli. Bu da multidisipliner yaklaşımla obezite tedavisinden geçiyor.

obezite ve kalp hastalıkları

Obezita Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Kapalı obezite ameliyatları, son yıllarda dünyada ve ülkemizde yaygın olarak kullanılan etkin bir tedavi yöntemidir. Uluslararası kriterlere göre vücut kitle indeksi (VKİ) 32,35’in üzerinde olup ek olarak ciddi bir hastalığı olmayan veya VKİ 40’ın üzerine olan tüm hastalara obezite ameliyatı olmaları önerilir. Obezite ameliyatları son yıllarda dünyada ve ülkemizde yaygın olarak kullanılan etkin bir obezite tedavisidir. Bu ameliyatlar, sadece zayıflamayı ve estetik bir görünüme kavuşmayı değil, sağlığı geliştirmeyi ve daha uzun bir yaşam sürmeyi de sağlar. Obezite ameliyatlarındaki önemli amaçlardan biri alınan besin miktarını, dolayısıyla enerjiyi azaltarak “hacim kısıtlaması” yapmaktır. Bu ameliyatlarda midanin bir kısmı çıkartılarak midenin alabileceği besin miktarı da düşürülür, dolayısıyla vücudun harcaması gereken enerji de azaltılarak vücut hacminde küçülme sağlanır.

mide küçültme ameliyatı

Hacim kısıtlayıcı ameliyatların yaygın olarak uygulananı tüp mide ameliyatıdır. Obezite Ameliyatlarının bir diğer amacı da besinlerin emilimini azaltmaktır. Hacim kısıtlayıcı ve emilim bozucu etkilerin yanı sıra mide-barsak sisteminde hormonal değişiklikler yapmayı hedefleyen obezite ameliyatları da vardır. Bu ameliyatlara örnek olarak diyabet (şeker hastalığı) ameliyatları verilebilir.

Mide Küçültme Ameliyatı

Tüp mide ameliyatı, komplikasyonları (ameliyattan sonra yaşanan istenmeyen gelişmeler) ve yan etkileri çok düşük olan bir cerrahi yöntemdir. Tüp mide ameliyatı veya mide küçültme ameliyatı olarak bilinen bu ameliyatta, midenin büyük kenarı kesilip çıkarılır, 60 - 120 ml (1 çay bardağı kadar) hacme sahip olan tüp şeklinde bir mide oluşturulur. Ortalama 1.5 saat süren bu ameliyatta, açlık hormonu salgılayan midenin büyük kenarı çıkarıldığı ve mide hacmi küçültüldüğü için iştah azalır, daha kolay doyulur ve kilo kaybedilir. 

Tüm Mide Ameliyatı Avantajları

  • Bir yıl içinde kilolarının yaklaşık %40’ını kalıcı olarak kaybedilmektedir.
  • Obeziteye bağlı diğer hastalıklarında da önemli düzelmeler gözlenmektedir.
  • Mide hacmi küçülmüş olsa da, mide fonksiyonları bozulmaz. Her şey yenebilir ancak küçük porsiyonlarla doyulur.
  • Midenin açlık hormonu salgılayan bölgesi çıkarılır. Açlık hormonunun düşürülmesi, tokluk hissinin uzun sürmesinde ve     kilo kaybının korunmasındaki önemli faktördür. 
  • Mide çıkışında bulunan kas korunduğu ve aktif olarak çalıştığı için bulantı, kusma, çarpıntı ile bayılma ataklarına yol açmaz.
  • Ülser oluşumu neredeyse hiç görülmez.
  • İnce barsaklara müdahale edilmediği için emilim bozukluğuna yol açmaz. Tüp mide ameliyatından sonra barsak tıkanıklığı, barsak yaraları, anemi (kansızlık), vitamin ve mineral eksikliği, osteoporoz (kemik erimesi), beslenme bozukluğuishal görülmez. Tüp mide ameliyatı, ince barsakların bir kısmının alınarak emilim bozukluğu oluşturan ameliyatların getireceği yükümlülüklerden çekinen kişilerde ilk tercihtir. Ömür boyu veya uzun süreli ilaç kullanımı gerektirmez.
  • Aşırı şişman olan (VKİ>50 kg/m2) kişilerde ilk tedavi seçeneğidir. 
  • Aşırı şişmanlık sınırının altındaki kişilerde (VKİ 30-50 kg/m2) ana tedavi seçeneği olarak çok tercih edilmeye başlanan ameliyattır.
  • Aşırı karaciğer yağlanmasının olduğu durumlarda ilk tercihtir.
  • Laparoskopik olarak hızlı ve kolay uygulanabilmesi ile, aşırı şişmanlık nedeniyle ağır kalp ve akciğer sorunları yaşayan kişilerde, kısa ameliyat süresi ve hızlı iyileşme avantajı sağlar.

Tedavi Özeti

  • 1
    Operasyon Sayısı
  • 1-5 Saat
    Operasyon Süresi
  • Genel Anestezi
    Anestezi
  • 3-7 Gün
    Hassasiyet
  • 3-7 Gün
    İşe Dönme
  • 3-4 Hafta
    Tam İyileşme
  • Kontrol Gereklidir
    Kalıcılık
  • 1-4 Gece
    Hastanede Yatış

Dikkat: *Sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Operasyon sonrası herhangi bir iz kalma durumuyla karşı karşıya kalınmaz.

Dr.estethica'yla Tanışın

Sağlıklı güzellikle ilgili merak ettiğiniz her konuyu danışabilirsiniz.

Ön Muayene Randevusu İçin Form Doldurun

  • Sizi Hemen Arayalım