Kilo Veremiyorum

Günümüzde birçok kişinin problemi aslında kilo verememekten geçmektedir. Bu nedenle yapılacak detaylı bir ön muayene ile neden kaynaklandığını bilmek mümkün olacaktır.

Kilo verememe durumuna belli başlı hastalıklar neden olabilmektedir.

Bunlar;

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ: Vücudumuzda D vitamini seviyesi 20 ml altında ise d vitamini açısından ciddi eksik olduğunu gösterir. D vitamini yeterli olabilmesi için 30 ml üstünde olması gerekmektedir. Bir kişinin d vitamini ihtiyacının %10 ‘ u sadece besinler aracılığıyla sağlanabilmektedir. Kalan oranın %90 veya %95 ‘i güneş ışınları etkisiyle deride sentezlenmektedir. D vitamini için en verimli besinlerin başında balık yağı, ciğer, peynir ve yumurta sarısı gelmektedir. Bu nedenle oluşan eksiklik kilo verimini zorlaştırmaktadır.

TİROİDLERİN YAVAŞ ÇALIŞMASI: Tiroid hormonlarının az salgılanmasından kaynaklanan hipotiroidi, tiroid bezlerinin az çalışmasına bağlıdır. Kana az salgılanan hormonlar nedeniyle vücutta halsizlik, yorgunluk, ciltte kuruluk, ciltte dökülme ve kilo alma gibi metabolizmanın düzenini olumsuz yönde etkileyen faktörledir. Yetişkin ve sağlıklı bireylerin TSH seviyesi 0.4-4.0 aralığında mIU/L seviyesinde olmalıdır.

İNSÜLİN DİRENCİ: İnsülin direnci vücutta gelişmesiyle bireyde tüketilen gıdaların öğütülemediği ve bu nedenle yağ olarak depolanması kilo alımının artmasına neden olmaktadır. Diyet programı uygulanmasına rağmen kilo verilememektedir. Kişide insülin direnci olması kilo verilmesini zorlaştırır fakat hızlı kilo alımı gerçekleşmektedir. İnsülin direncinin acıktırıcı etkisi bulunması nedeniyle kişilerde açlığa uzun süre dayanılamamaktadır. Bu durum kilo verilmesini olumsuz yönde etkilemektedir.

POLİKİSTİK OVER (ÇİKOLATA KİSTİ): PKOS üreme çağımdaki kadınların %5 ile %10 unu etkileyen problemdir. Hem genetik hem çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkan bu hastalık adet düzensizliğine, aşırı tüylenmeye, karın bölgesi yağlanmaya, gebe kalmada ve kilo vermede zorluklar yaşanabilmesine sebep olur.

ANTİDEPRESAN VEYA KORTİZON TÜREVİ İLAÇ KULLANIMI:  vücuda girmeye alışık olmayan ekstra hormon desteği takviyesi olan ilaçlar kilo artışını etkilemektedir. Bu ilaçları kullanan bireylerde ani iştah kabarması durumu söz konusudur. Bu nedenle daha çok besin tüketimi sağlanır ancak kortizon hormonunu en çok etkileyen maddeler un, tuz, yağ ve şekerdir. Kişilerin bu maddelerden uzak durması gerekmektedir.

MENOPOZ DÖNEMİ:  Bu dönemde düşük olan östrojen seviyeleri; insülin direnci, kalp hastalığı, karın bölgesinde yağlanma, tip 2 diyabet ve birçok sağlık problemlerinin kaynağı olan yağ depolanmasına yol açmaktadır. Perimenopoz sırasında ortalama olarak kadınlarda 2 kilo aldığı gözlemlenmektedir.

HORMONAL DÜZENSİZLİK: Vücudumuzun habercisi hormonlarımızdır. Bu hormonlar endokrin bezlerinde üretilen dokulara, organlara, kan dolaşımına ne yapılması gerektiğini ve ne zaman yapılması gerektiğini iletir. Metabolizmamız ve üreme faktörlerimiz gibi vücudumuz için önemli süreçleri hormonlarımız yönetir. Kadın ve erkek hormonlarına bakıldığında kadınların hormon bozuklukları erkeklere göre daha çok olduğu gözlemlenmektedir. Bu durum birçok hastalığın oluşmasına neden olmakla birlikte hormon dengesizliği yaşatabilmektedir. Ve çeşitli sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır. Hormonların vücutta düzenli olarak salgılanmamasına hormon dengesizliği denilmektedir. Bu hormonlar sadece kadınlık hormonlarıyla alakalı olmayıp tiroit hormonlarından da kaynaklanabilmektedir.

CUSHING HASTALIĞI: Aşırı miktarda vücutta bulunan kortizol hormonunun üretimi nedeniyle oluşan bir sendromdur.  Bu hormon böbrek üstü bezleri sayesinde üretilmektedir. Ve bireylerin yaşamı için gereklidir. Bireylerim tüm vücut dokularına etkisi olmakla birlikte hastalık gibi durumlara yanıt vermesini sağlamaktadır. Nedenine bakılmaksızın vücuttan fazlaca bulunan kortizol üretimine cushing sendromu denir.

GENETİK YATKINLIK: Birçok hastalık gibi kilo durumu da aileden gelen genlerden kaynaklanabilmektedir. Bu yatkınlık kişinin kilo vermesini etkilemektedir.

METABOLİZMA HIZI: Metabolizma hızı kişiden kişiye değişmektedir bu nedenle bireylerde yavaş olan metabolizma hızı kilo verimini zorlaştırmaktadır. 

UYKU DÜZENİ: Uyku düzeni kilo alımını etkileyen bir durumdur. Uyku düzensizliği kilo alımını arttırırken düzenli uyku kilo verilmesini sağlamaktadır.

STRES VE DÜZENSİZ BESLENME: En sık karşılaştığımız hormon bozukluğu nedenlerinden ikisi stres ve düzensiz beslenmeden kaynaklanmaktadır. Düzensiz hayat ve yaşam şekli bu hormonların bozulmasına sebep olmakla birlikte kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülmektedir. Bunun nedeni ise, kadınların çeşitli değişik dönemlerden geçmesinden kaynaklanmaktadır. Hamilelik başta olmak üzere regl ve menopoz ciddi değişimlere neden olmaktadır bu durum fiziksel olarak bireyleri kilo alımına sebebiyet vermektedir.

DÜŞÜK KALORİLİ DİYET İLE BESLENME: Aç kalarak zayıflama düşüncesi yanlış bir düşüncedir. Hem sağlığınızı korumak hem de kilo verimini sağlamak amacıyla yeterli ve dengeli beslenme sistemini kendinize aşıladığınızda, keyifli ve sağlıklı bir kilo kaybı sizin için en doğrusu olacaktır.

Düşük kalorili diyet programları hem kısa süreli olacak şekilde hem de diyetisyen ile istenilen, uygun görülen bir takip olacaktır. Ancak ihtiyacınızın altında bir diyet programıyla günler geçmeye başladıkça aç kaldığınızı hissederek vücudunuz kendini korumaya alacaktır. Bu sayede metabolizma yavaşlamaya hatta durmaya başlayacaktır. Fakat bu şekilde yağ kaybı yerine vücutta su ve kas kaybı olmaktadır. Olması gereken gerçek kilo kaybını yani yağ yakımını sağlamaktır. Hareket etmemizi sağlayan sistem kas ve kemiklerin sistemimizi ayakta tutması nedeniyle kas kaybı vücudumuz için olmaması gereken bir durumdur. Bu nedenle doğru diyetisyen ve doğru program ile sağlıklı vücuda kavuşulmalıdır.



İlgili Yazılar

Ön Muayene Randevusu İçin Form Doldurun