Pandemi Nedir? Geçmişten Günümüze Salgınlar

Konunun tamamına girmeden önce pandemi ne demektir bunun üzerinde duralım. Etimolojik olarak; ‘’pan’’ eski Yunancada tüm anlamına geliyor, insanlar anlamına gelen ‘’demos’’ ile birleştirilerek ‘’pandemi’’ yani dünya yüzeyinde geniş bir alanda etkisini gösteren salgın hastalık anlamında kullanılıyor. Bir hastalığın Pandemi tanısına girmesi için insanlar arasında kolayca yayılması, daha önce maruz kalınmamış olması, hastalığa yol açan etmenin insanları etkilemesi, bulaşıcı ve tehlikeli olması gerekir.

Tarihin En Büyük Salgını Kara Veba Nedir?

Tarihteki en büyük Pandemik hastalık denilince hiç şüphesiz akla ‘’ veba’’ geliyor. Avrupa’da ciddi bir yıkıma neden olan Veba 14. YY ’da 200 milyondan fazla kişinin kaybıyla sonuçlanmıştır. Aslında bilindiği gibi önce Çin ve Orta Asya’da başladı ‘’Kara Ölüm’’ salgını, deniz üzerinden gemilerle Avrupa’ya taşınan fareler, tüm liman kentlerine bir bir transfer etti tarihin en ünlü Pandemik hastalığını. Kimler yitirilmedi ki bu büyük hastalıkta? Şehirlerin önde gelen soyluları mı? Nice piskoposlar, şairler, askerler, azınlıklar, Hıristiyanlar, Müslümanlar, Yahudiler deri altı kanamalarla simsiyah renge büründüler. ‘’Kara’’ adını aldı Veba. Ve durmadı; 19. yüzyılın başlarına kadar şekilden şekle girdi ismi. Büyük Viyana Salgını, Moskova Salgını, İtalya Salgını, Londra Salgını ve diğerleri… Günlük yaşamayı öğrendi insanoğlu, kavramlar değişti.

Vebadan Sonra Gelen Başka Bela Olan Kolera

Kolera bakterisi

Fareler yardımıyla taşınan pirelerde bulunan bir bakterinin neden olduğu vebayı yine başka bir bakterinin neden olduğu ‘’kolera’’ salgını takip etti. İlk önce Hindistan’ın Ganj Nehri etrafında başlayan, sonrasında Osmanlı İmparatorluğu dahil Japonya, Moskova, Berlin ve Paris başta olmak üzere oldukça büyük kayıplara neden olan bu bağırsak enfeksiyonu da tarihin ünlü Pandemileri arasında yer aldı. Balkan Savaşları dönemine de denk gelip orduları bile telef eden, tamamen yetersiz hijyen koşullarının zemini hazırladığı ‘’Cholerae’’ bakterisinin dışkıyla kirlenmiş sulara ve besinlere bulaşması 1817’lerde başladı ve 1824 yıllarında soğuk kış günlerinin gelmesiyle bakterinin öldüğü gözlemlendi.

Çözümü Bulunamayan Mutasyon Ustası Grip

20. Yüzyıla geldiğimizde hepimizin bildiği gibi viral hastalıklar grubunda olan ‘’Grip’’ dünya nüfusu üzerinde büyük kayıplara yol açmıştır. Özellikle vücut direncini düşürdüğü için kronik rahatsızlıkları olan kişilerde ölümle sonuçlanan bu Pandemi’nin en büyük özelliği, virüs geninin sürekli değişim halinde olmasından dolayı, vücudun bir grip türüne karşı kazandığı bağışıklığın ertesi yıl ortaya çıkan başka bir grip türüne karşı etkisiz oluşudur. Gribin doğuş yıllarına 1918’e geri gidersek 1,5 sene içerisinde 100 milyondan fazla insanın ölümüne yol açan İspanyol Gribiyle, 1. Dünya savaşının bile erken sona ermesine neden olan gelmiş geçmiş en büyük viral salgınla karşılaşıyoruz. Salgının İspanya’dan başlamamasına rağmen bu adı alması; savaşta yer almayan İspanya’nın bu zamanda salgından bahsedilmesi sansürüne karşın, basında salgın haberlerine yer vermesidir. Ve bir sonraki viral; Hong Kong Gribi. 1968 ile 1969 yılları arasında rastlanan bu grip türünde de kaybedilen insan sayıları hiçte küçümsenecek rakamlarda değil. Bu kez adını tamamen çıkış noktasından alan Hong Kong gribi kısa sürede Filipinler, Avustralya, Kaliforniya ve Avrupa’ya yayıldı. Amerika’ya yayılmasının en büyük nedeni Vietnam Savaşı’ndan dönen birliklerin ülkeye giriş yapması olsa da salgının yayılmasından yaklaşık 1 ay sonrasında Amerika virüs aşısını keşfetti. Hong Kong nüfusunun %15’ i salgından etkilendi.

Domuz Gribi, Sars, Ebola ve Koronavirüs. Peki ya Sonra?

Ebette en son 1972’de görülen pandemi son değildi, şekil değiştirip SIV olarak adlandırılan yeni virüsle dünya 2009 yılının başlarında Meksika’da yine yüzleşti. ‘’Domuz Gribi’’ olarak da bilinen bu grip türü Domuzlarda oluşan bir virüs türüne benzediği için halk arasında bu isim ile bilindi. Özellikle kümes hayvanları ve domuzlar ile temasta çalışan kişilerden yayılan ‘’Domuz Gribi’’ 190’dan fazla ülkede tespit edildi, 800 binden fazla kişide saptandı ve maalesef ki 9000’e yakın kişi hayatını kaybetti. Ve diğer sayısızca kayıplara yol açan salgın hastalıklar, sarı Humma, Tifo, Sıtma, Çiçek - Kızamık – Kabakulak Hastalıkları, Sıtma, Ebola, Mers ve şimdi COVID-19 salgını. Artık Pandemiler eski yayılma hızlarıyla seyretmiyor. Küresel bir mesele haline gelmesi 1800‘lü yıllarda aylar alırken, ilerleyen teknoloji ile birlikte bizimle beraber günler içerisinde seyahat ediyor ve kıtaları aşıyor. Unutmamamız gereken en önemli şey, Pandemiler dünya var olduğu müddetçe bitmeyecektir. İşte tam bu yüzden; karşılaşılan her Pandemik hastalığın en az kayıpla atlatılması için, gerekli önlemlerin kısa sürede alınması ve bu hastalıklar sonrasında insanlık adına çıkartılacak en efektif sonuçlarla insanoğlunun geleceğine yön vermesi üzerine odaklanmamız yegâne amacımız olmalıdır!

İlgili Yazılar

Ön Muayene Randevusu İçin Form Doldurun

  • Sizi Hemen Arayalım