Koronavirüse Karşı Vücudunuzu Güçlendirin

Bağışıklık sistemi; kısaca tanımlamak gerekirse bireyin vücudunun hastalıklarla savaşmasını sağlayan tüm birimlerin birleşimine verilen isimdir. Yani bağışıklık sistemi birçok savaşçının dışarıdan gelen tehditlerle sistematik biçimde savaşabilmesi için olmazsa olmaz bir bütüne denir. Bu sistemin tüm parçalarını ayrı ayrı güçlü kılmak, haliyle sistemi de güçlendirir. Dolayısıyla bağışıklık sistemini güçlendirmenin doğal yolları son dönemde herkes tarafından merak edilen bir konu halini almış, en çok arananlar arasına girmiştir. Bu yazımızda, bağışıklık sistemini güçlendiren yiyecek ve içeceklerden bahsedeceğiz. Son dönemde korona virüsü salgını sebebiyle bu virüsten korunma yöntemleri de çok merak ediliyor. Korona virüsten etkili korunma için bağışıklık sisteminizin güçlü olması gerektiğini aklınızdan asla çıkartmayın. Vücudunuz her zaman suya ihtiyaç duyduğunu unutmayın. Her gün 2-2,5 litre kadar su tüketerek hem vücudunuzu koruyun hem de bağışıklık siteminizin kendini daha güçlü kılması için ona katkı verin. Su yaşamın temel kaynağıdır, her gün su içerek vücudunuzun dış etkenlere karşı daha dirençli olacağını unutmayın.

Korona Virüse Karşı Doğal Beslenerek Direnç Kazanın

Sarımsağın kokusunu sevmediğinizi biliyoruz. Siz yine de onu yutmaktan uzak durmayın. Sarımsak yutmak, içeriğindeki allicin sayesinde sizi hastalıklara karşı dirençli hale getirir. Her gün bir diş sarımsak yutmak ne ağzınızı kokutur ne de tadınızı kaçırır. Sarımsak yutmak, sizi de ailenizi de hastalıklardan korumak için atabileceğiniz doğal adımlardan bir tanesidir. Sarımsak yemek bağışıklık siteminizi güçlendirir. Her şeyin başı düzenli yaşam ve uyku. Uzmanlar, her gün en az 7-8 saat uyumanın bağışıklık sistemini güçlendirdiğini söylüyor. Ayrıca tüm virüslere karşı net önlemlerden bir tanesi de sık sık el yıkamak. Ellerinizi nasıl yıkayacağınıza dair birçok video ve görsel internette yer alıyor. Ellerinizi sık sık bol sabunla köpürterek ve sabunların tırnak aralarınız dahil her yeri sardığından emin olana kadar sabunlamalı, ardından bol su ile durulamalısınız. Böylece virüslerin, en çok kullanan uzuv olan ellerde barınmasını imkânsız hale getirebilirsiniz. Tabii ki ellerinizi yıkasanız bile asla yüzünüze dokunmamalı, ellerinizi ağzınıza ve gözlerinize götürmemelisiniz. Virüsler ağızdan ve gözlerden çok kolay şekilde vücudunuza girerek sizi kötü etkileyebilir.

Korona Virüsüne Karşı Bol Sebze ve Meyve Tüketin

Virüslerden korunmak için en önemli olanların başında bağışıklık sistemimizin güçlü olması geliyor. Ne kadar iyi ve sağlıklı bir bağışıklık sistemimiz var ise o kadar direnç durumumuz artmaktadır. Doğal beslenme ve ek takviyeler ile bağışıklık sistemimiz güçlendirilmelidir. Düzenli ve sağlıklı beslenme şart. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, yağlı ve kızartma türü yiyeceklerden uzak kalmak proteinden zengin et tüketimi yapmak oldukça önemli. Özellikle C vitamini almak oldukça önemlidir. Evde yapılan doğal yiyecek ve içecekler ile vücudumuza destek olmak en kolay ve en etkilisidir. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendiren ek tedaviler ile de daha güçlü bir bünyeye sahip olabilirsiniz. Özellikle vitamin yüklemeleri yapabilir, zayıflama etkili detoks çalışmaları yapabilir, IV terapiler, ozon sauna ya da ozon terapiler, multivitamin serum takviyeleri gibi ekstra destekler alabilirsiniz. Günlük multivitamin desteğini hap olarak da sağlayabiliriz. Her yiyecek ve içeceğin bağışıklık sistemi üzerinde etkisi farklı olduğu için sağlıklı ve düzenli beslenmek önemli. Gündem bu büyük salgınla çalkalanırken, mutlaka sebze ve meyve tüketiminizi artırmalısınız. Eve aldığınız meyveleri bol su ile yıkamayı, hatta sirke kullanarak dezenfekte etmeyi ihmal etmeyin. Meyveleri kabuğuyla yemek yerine soyun ve mutlaka pişirin. Böylece mikroplardan arındırma ihtimaliniz daha da artacaktır. Ayrıca korona virüsüne karşı önlemler olarak evinizde hatta cebinizde mutlaka kolonya ya da dezenfektan bulundurmanızda fayda var. Ellerinizi sık sık bu yüksek alkol içeren sıvılarla temizlemeniz, virüsün vücudunuzda barınmasını zorlaştıracaktır. Ayrıca vitamin takviyesi olarak D3 vitamini içeren multivitaminler kullanabilirsiniz, bağışıklık sisteminizi güçlendirerek virüsle savaşta size yardımcı olacaktır.

Bol Bol C Vitamini Takviyesi Alın: Vücudunuzu Güçlendirin

C vitamini içeren meyveler ve sebzeler, yüksek antioksidan etkileriyle bilinir. Her gün portakal, kivi, limon, biber gibi yüksek C vitamini içeren meyveler ve sebzeler tükettiğinizde vücudunuzun virüsle savaşına katkı sağlamış olursunuz. Ayrıca Ekinezya çayı tüketimi idrar sökücü özelliği sayesinde hem grip gibi hastalıklardan korunmanızı hem de idrar yollarınızda oluşabilecek mantar gibi enfeksiyonların da önlenmesine katkı sağlar. Özetlemek gerekirse; korona virüs başta olmak üzere tüm enfeksiyon ve virüslerden korunmanın temelinde hijyen yatıyor. Kişisel temizliğinize önem verir, beslenmenize meyveler ve sebzeler eklerseniz vücudunuzu her türlü savaşa hazır hale getirirsiniz. Ayrıca unutmadan eklemekte fayda var; kendinizde korona virüs belirtileri hissettiğinizde mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekiyor.

KORONAVİRÜSLE YAŞAMA REHBERİ

Güncelleme Tarihi: 02.04.2020 10:50

Tüm dünyayı saran COVID-19 nedeniyle biz de estethica dijital pazarlama ekibi olarak evden çalışma yöntemine geçiş yaptık. Bu dönemde kendi tecrübelerimiz, sağlık bakanlığı verileri ve dünya sağlık örgütü önerilerini de derleyerek size doğru bilgiyi, hızlıca aktarabilmeye çalışıyoruz. Koronavirüs ile mücadele için bireysel izolasyon ve kişisel ohal kavramları çok öne çıktığı için biz de sizlere bu salgınla başa çıkabilmeniz, en az hasarla atlatabilmeniz için bir rehber hazırlamak istedik. Daha önce hazırladığımız rehberlerin yanında bu rehberi biraz daha detaylandırmaya, faydasını artırmaya çalıştık. Haydi başlayalım!

1- #EvdeKal Çağrılarına Uyarak Evden Çalışın

Evet, bu çağrı en başından beri gerek politikacılar gerek bilim insanları gerekse de çevremizdeki herkes tarafından tekrarlanıyor. Evden çalışabileceğiniz bir işiniz varsa, mutlaka bu çağrıya uyarak evde kalmalısınız. Artık dünyanın düzeninin değişmeye başladığını ve uzaktan çalışma tabii ki herkesin bir zamanlar hoşuna giden bir yöntem fakat bu durumda verimliliği de düşünerek belirli adımlar atmak gerekiyor. Bu adımları atmadığınız zaman verimliliğiniz düşeceğinden, evden çalışma durumunun sürdürülebilir olması mümkün olmaz.

Evinizin Bir Köşesini ya da Odasını Ofise Dönüştürün

Evinizdeki müsait bir odayı ya da köşeyi ofis düzenine geçirmeniz oldukça önemli. Bu şekilde dikkatiniz daha az dağılacaktır. Bunun yanında kendinize bir yapılacaklar listesi oluşturmanız da dikkatinizin dağılmasına karşı bir silahtır. Yapılacaklar listenizin olması, sizin daha düzenli çalışmanız için önemli bir adım olacaktır. Evde çalışanlara tavsiyeler sıralamaya başlamışken evinizde çalışmanın hiç mola vermeden çalışmak anlamına gelmediğini de bilmeniz gerekli. Belirli aralıklarla mola vermeyi alışkanlık haline getirin, hatta evin içinde yürüyün, çay ya da kahve için. Yine evde çalışırken ve salgınla mücadele konusunda önemli bir silah da iletişim kurmaktır. Evden çalışırken, ofisteki arkadaşlarınızla sürekli iletişim halinde olmanız gerekir. İletişim kurun, çevrimiçi toplantılar yapın, onlara aklınıza takılan şeyleri sormaktan çekinmeyin. Evde kaldığınız sürede kullanabileceğiniz programların bazıları şunlardır; Hangouts, Zoom, Go to Meeting, WhatsApp.

2- Ailenize ve Çocuklarınıza Durumu Anlatın

Koronavirüs yani COVID-19 bulaşıcılığı çok yüksek bir hastalık. Solunum yolları aracılığıyla vücuda giriyor ve kronik hastalığı olanları ve yaşlıları çok etkiliyor. Risk grubu olarak da nitelendirilen bu grupla özellikle sosyal mesafenizi korumalı, onlara bulaştırma riskini aza indirmelisiniz. Dünya Sağlık Örgütüne göre güvenli mesafe 1,5 metre ile 2,5 metre ama son günlerde bu mesafeyi 7-8 metreye kadar çıkartmak konuşuluyor. Yani bu virüs ile alakalı aslında hiçbir şey bilmiyoruz, dolayısıyla her türlü önlemi almak ve taşıyıcıymış gibi davranmak herkesin görevi. Bu süreçte ailenizle bir evin içinde daha çok zaman geçireceksiniz ve özellikle okulları kısa bir mola veren çocuklarınıza bu durumu iyi açıklamanız gerekir. Bu durumun geçici olduğunu, bu durumun bir tatil olmadığını ve bu süreçte kendisini geliştirmeye devam etmesini açıklamak oldukça önemlidir. Yine bu süreçte fiziksel aktiviteleri zayıflamasın diye çocuklarınızla evde onu yoracak oyunlar oynamalısınız. Onunla güreşin, kovalamaca oynayın, gerekirse çocuğunuzla uzun süren evcilik oyunları oynayın ama yorun, yorulun. Bu durum hem fiziksel aktiviteyi yüksek tutar hem de zihinsel olarak daha dinç olmalarını sağlayacaktır.

3- Motivasyonunuzu Hiçbir Zaman Düşürmeyin

Evde dört duvar arasında sıkılacak, kafanızı haberlerdeki karamsar tablolara takacak ve belki de bir gün salgından payınıza düşeni alacağınızı düşüneceğiniz zamanlar gelecek. Hasta olmayı, belki de sevdiklerinizi günlerce aylarca göremeyeceğinizi düşüneceksiniz. Bunu yapmayın. Her zaman aktif olmaya çalışın, sosyal medyadaki enteresan meydan okumalara katılın (tuvalet kâğıdı sektirin, belinizde çevirin vb.). Canınız çok sıkılırsa Netflix gibi bir kaynak elinizin altında olsun, belgeseller izleyin ailenizle filmler izleyin. Sizler için YouTube kanalımızı aktif tutuyoruz, oradaki videoları izleyebilirsiniz. Ayrıca ziyaretlerine gidemediğiniz 65 yaş üstü veya risk grubundaki kişileri görüntülü aramayı düşünün. Onlar biliyorsunuz teknolojiye sizden daha hakimler J yadırgamayacaklardır. Onların yanında olduğunuzu hissettirin. Görüntülü konuşma yapabilmek için Skype, WhatsApp ya da FaceTime kullanabilirsiniz. Mental sağlığı korumak için iletişimi üst seviyede tutmak, motivasyonunuzu yüksek tutmak çok önemlidir.

4- Dengeli Beslenin, Bugünlerin Geçeceğini Unutmayın

Dünya Sağlık Örgütü, bağışıklık sistemi düşük olan kişilerin koronavirüse yakalanma ve yenilme ihtimallerinin daha yüksek olduğunu söylüyor. Dolayısıyla bağışıklık sisteminizi sıkı tutmanız, dengeli beslenmeniz ve bol bol egzersiz yapmanız gerekiyor. Mutlaka A, C ve E vitaminlerini tüketin, karbonhidrat depolamamaya özen gösterin ve tabii ki su tüketiminizi 1,5 Litre aşağısında bırakmayın. Bu dönemde belki trans yağları hayatınızdan çıkartmayı da düşünebilirsiniz. Bol bol meyve ve sebze tüketmeli, şekerden uzak durmalı ve kilo almamak için günlük en az yarım saat egzersiz yapmalısınız.

Evde Stresle Başa Çıkma Yöntemleri

Virüs tüm hayat sürecimizi etkilediği için gerekli olan önlemler ve tedbirler alınarak olabildiğince kendimizi ve sağlığımızı korumalıyız. Sağlıklı yaşamak ve beslenmek en önemli izolasyon olsa da birçok önlem ve tedbirler ile de izolasyonu arttırabiliriz. Sadece Korona virüs değil birçok bulaşıcı virüslere karşı da aynı tedbir ve önlemler ile hem kendimizi hem de sevdiklerimizi koruma altına alabiliriz. Dünya genelinde yaşanan koronavirüs salgını nedeniyle evlerinizde kendinizi izole etmişken yanı sıra malum herkes stres altında ve stresin açtığı bağışıklık sisteminizde çöküşler yalanmakta ve bu çöküşler farkında olmadan stres kaynaklı sağlığınızı tehlikeye atmakta. Stres kişinin üzerinde hissettiği baskı ve gerginlik durumudur. Yaşadığınız stres sizin o anki motivasyonunuzla da alakalı olabilir stresin her zaman zararlı olmadığı durumlarda vardır elbette hatta hafif derecedeki stres sizi her zaman harekete geçirir, size enerji veren ve kendinizi geliştirmenize teşvik eden bir etkende olabilir. Ancak yoğun stres yaşadığınızda verimliliğiniz düşebilir yaşamdan zevk alamaz aileniz ile arkadaşlarınız ile kısacası çevrenizde bulunan herkes ile aranızda uçurumlar oluşturmaya ve mutsuz bir kişiliğe bürünürsünüz farkında dahi olmazsınız. Genellikle kişiler stres altındayken düşünüp çözüm üretmek yerine, kendi kendilerini karamsarlığa sürükleyip hayatında bu olumsuzluklara sadece negatif taraftan bakarak hiç düzelmeyeceğine kendilerini inandırırlar ve çıkılmaz kör bir kuyuya atarlar kendilerini.

Odanızdaki Eşyaların Yerini Değiştirerek Rahatlayın

Evde stres atmak için odanızdaki eşyaların yerini değiştirebilirsiniz. Elinize geçen her şeyi temizleyerek stres atmanız mümkün, camları silin, duvarları silin, parkeleri silin, hatta mutfakta ve banyoda fayansları ovmak size kendinizi daha rahat hissettirebilir. Harcadığınız güç sayesinde öfkenizi ve stresinizi yatıştırırken, yüksek tempolu bir müzik açın vücudun harcadığı efor ile birlikte varsa fazla kalorilerinizi onu da yakmış olursunuz. Eğer bir bahçeniz varsa yabani otları temizler, ağaçlarınızı budar, belki çiçekler eker ya da tüketebileceğiniz sebze meyve ekebilirsiniz veya bir balkonunuz varsa balkonunuzu kendinize ait bir alan yaratabilir rengarenk çiçekler ekebilir toprakla uğraşabilir, saatlerinizi geçireceğiniz bir alana çevirebilirsiniz unutmayın ellerinizin toprakla teması ruhunuza iyi gelecektir. Ayrıca ağaçlara ve bitkilere meraklıysanız bonsai sanatı ile ilgilenmek de sizi rahatlatabilir.

İzolasyon Günlerinde Meditasyon Yapın

Meditasyon yapın bu ruhunuza çok iyi gelecektir. Her gün bir saatinizi yoğa yapmaya ayırın ruhunuzu arındırın. Okumak isteyip aldığınız kitaplarınızı okuma zamanı gelmiş olabilir. Kendinize hobi edinebilirsiniz bu arada. Cildinizi şımartmak için evde hem yüzünüze hem vücudunuza iyi gelecek maskeler uygulayın. Mutfakta birkaç saatinizi geçirin yapmak isteyip yapmaya zaman bulamadığınız tarifleriniz varsa mutlaka deneyin. Stres sen onu beslediğiniz sürece vardır ve sizim onu neyle beslediğiniz sadece size kalmıştır. Stres ile başa çıkmak sizin elinizde!

 

İlgili Yazılar

Ön Muayene Randevusu İçin Form Doldurun

  • Sizi Hemen Arayalım