Tuz hakkında bilinmeyenler


Tuz, şekerden sonra gelen en tehlikeli ikinci beyazdır. Tuz tüketim alışkanlığı aslında doğduğunuz andan itibaren nasıl beslendiğinize bağlı olarak şekilleniyor. Çünkü tuz tadı öğrenilen bir tat. Birey tuz ile ya da tuzlu besinlerle ne kadar geç karşılaşırsa tuza olan isteği ve tuzla ilgili tat tomurcukları az oluyor. Bu nedenle de çocukların en az 2 yaşına kadar yemeklerine hiçbir şekilde ekstra tuz eklenmemesini, besinin içinde bulunan doğal tuz ile yetinmesini istiyoruz. Tuz diğer bir ismi ile ‘sodyum klorür’ % 60’ı klordan ,% 40’ı ise sodyum elementinden oluşmaktadır. Vücudun sodyum ve klor ihtiyacını karşılamak için dışarıdan alınan tuz takviyesine gerek yoktur, besinlerin doğal bileşimindeki sodyum ve klor yeterlidir. Yani tuz tüketimimiz aslında bir ihtiyaçtan dolayı değil, tat beklentisine bağlı olarak gelişir. Günde alınan sodyum miktarının 2300 mg sodyum yaklaşık 6 gr tuz aşmaması gerekmemektedir. Bu sınır 50 yaş üstü bireyler içinse 1500 mg sodyum yaklaşık 4 gr tuzdur. Türkiye’de yapılan SaltTürk çalışmasına göre Türkiye’deki tuz tüketimi yaklaşık 18 gr’dır. Bu miktar ihtiyacın neredeyse 10 katı olup, günlük maksimum miktarın ise 3 katıdır.

 

Tuz Hakkında Bilinmeyenler

 

Tuz alımın yüksek olması başta hipertansiyon olmak üzere çeşitli kalp-damar hastalıklarına, böbrek hastalıklarına, inmelere, kemik erimesine neden olmakta ve bazı kanser türlerine yakalanma riskini arttırmaktadır. Beslenme ile alınan tuz miktarının 10 gramdan 5 grama düşürülmesi inme riskinin % 27 oranında ve kalp hastalıklarına yakalanma riskinin % 17 oranında azalmasını sağlar. Tüketilen tuzun büyük birçoğu işlenmiş ürünlerden gelmektedir. Sofra tuzu, kabartma tozu, yemek sodası ise diğer bir tuz- sodyum kaynaklarıdır. Salamura zeytin, turşu ve peynir diğer bir tuz- sodyum kaynağıdır. Ülkemizde hipertansiyonu önlemek amacıyla az tuzlu salamura zeytin piyasaya sürülmüştür. Bu ürünlerin 100 gramına 4,5 gram tuz yerine 4 gram tuz eklenmiştir. Ancak bu önlemler tuz tüketimi azaltmak için yeterli değildir. Tuz tüketimini azaltmak için;

  • Tuzu bir anda bırakmak yerine kademeli olarak hayatınızdan çıkarmak daha etkili ve kalıcı olacaktır.
  • Fast-food türü hazır yada tuzlu kraker gibi paketlenmiş besinlerin tüketimi minimum düzeye indirin ve sonrasında bunları mümkünse hayatınızdan çıkarın.
  • Sebze – meyve tüketiminizi arttırın. Günde 2-3 porsiyon taze- kuru meyve tüketiminiz yaklaşık 2-3 porsiyon gibi sebze tüketiminiz olmalı ve bunun en az bir porsiyonu yeşil yapraklı sebzelerden oluşmalıdır.
  • Soslardan uzak durun
  • Konserve edilmiş ürünlerde bol miktarda tuz bulunmaktadır konser ürün almak yerine tazelerini tercih edin.
  • Salamura zeytin ve peyniri tüketmeden önce suda bekletmeniz tuz oranın azalmasını sağlayacaktır.
  • Baharatlar tuzu azaltmada en önemli yardımcıdır. Biber, biberiye, köri, zencefil ve zerdeçal yemeklerinizde tuz azaltmaya yardımcı olacaktır.
  • Kuru yemişler/ yağlı tohumlar kaliteli yağ, protein ve lif kaynağıdır ancak onlarında çiğ olanlarını tüketin.
  • Potasyum tüketiminizi arttırın beslenme düzenine miktarları ölçülü olmak kaydı ile muz, kuru üzüm, kuru kaysı, kuru fasulye ve patates ekleyiniz.

Randevu için Formu Doldurun

Siz de estethica'nın uzman doktorlarıdan randevu için formu doldurun, sizi arayalım



   Randevu için Formu Doldurun!

*Randevu için formu doldurun, sizi arayalım!